Belediye Başkanı Hakan Bahadır
Geçenlerde Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın pazara gidip bir pazarcıyı domates fiyatı yüzünden azarladığı videoyu izledim. İlk bakışta “Ne güzel, halkın içinde, sorunlara müdahale ediyor” diye düşündüm. Ama işin aslına bakınca içimde bir huzursuzluk oluştu.
Domates kilosunun 50 liraya çıkması kesinlikle kabul edilemez bir durum. Hepimiz cebimizi yakan bu fiyatlardan şikayetçiyiz. Ancak bu sorunu sadece pazarcının sırtına yüklemek meseleyi basite indirgemektir. Pazarcı, domatesi 20 liraya almış olabilir ama nakliye, pazar yeri kirası, taşıma ve diğer çeşitli maliyetler söz konusudur. Üstelik satamadığı ürünün zararını da göze almak zorundadır.
Bununla birlikte, Başkanın üslubu üzerinde durmak gerekiyor. Empati yapıyorum; kendimi o pazarcının yerine koyuyorum ve bu sert yaklaşımın ortamda kolaylıkla tartışmaya, hatta kavganın çıkmasına neden olabileceğini düşünüyorum. Olayda soğukkanlılığını koruyan pazarcı arkadaşımızı sabrından dolayı tebrik etmek gerekiyor. Hiç kimsenin, özellikle bir kamu görevlisinin bu tarz sert ve azarlayıcı bir dille halka ya da esnafa yaklaşmaya hakkı yoktur.
Bir belediye başkanının görevi, sorunları çözecek yapıcı adımlar atmak ve herkese eşit, saygılı bir üslupla yaklaşmaktır. Azarlamak kolaydır; fakat kalıcı ve etkili çözümler geliştirmek sabır, anlayış ve empati gerektirir.
Sonuçta, bu olay bize bir kez daha hatırlattı ki; iletişim tarzımız, sorunların çözümünde en az problemin kendisi kadar önemlidir. Azarlayan bir başkan mı, yoksa çözüm arayan ve empati gösteren bir lider mi görmek istediğimiz artık tamamen bizim seçimimiz.
